21 Ağustos 2011 Pazar

Şanslı - bir kedinin hikayesi

O'nu bana ilk anlatan annemdi. Dedi ki; "üç bacağıyla sokakta, sevgi için deliriyor ama eve gelmiyor." O gün aklıma koydum ufaklığı kafeslemeyi.

Bir sabah erken annem uyandırdı: "Aşağıda yemek bekliyor, bak bakalım yakalayabilecek misin?"

İndiğimde, açlığın rağmen mamadan bir tane alıp gelip mırıldanarak sevdirmesinden anladım ki o bir ev kedisiydi. Kucağa gelmeyi, sevdirmeyi biliyordu. Klasik bir terkedilişten daha acısı 3 bacaklı olmasına aldırılmamasıydı...

Çok uğraştım ama sonunda onu kafese atmayı başardım, eve çıktık. Minicik patili bir kızdı. Karnını doyurduk, bütün gece koltukta uyudu. Anladık ki, bütün gecelerde sokakta nöbetteydi. Yüzü, gözü, o beyaz minik burnu bile çizik doluydu. Ertesi gün kliniğin yolunu tuttuk.

Fıtıklıydı. Kaza geçirdiği için 3 bacaklı kalmıştı.Diğer bacağında da kazadan kalan dikiş izleri vardı. Ve fıtığı... Kulağına bir çentik atılmıştı. Bu çentik genelde sokağa bırakılmadan önce kısırlaştı anlamına gelir.

Fıtık için opere edildi, bu arada anlaşıldı ki kısırlaştırılmıştı. Ve yuva aramaya başladık. Güdük'ün hastalığı bu kızı sahiplenmemize engeldi. Ne yazık ki artık sadece fipli olan bir kedicik alabileceğiz eve.

2 kişi sahiplendi. İkisi de daha miniği görmeden, evlerine almadan vazgeçtiler ondan. Bir pati sahiplenecekseniz lütfen iyice düşünün. Evinizdeki herkesle mutlaka bu konuda hemfikir olun. Kararınız net değilse, sahiplendirmelerin kaderiyle oynamayın! Siz başka patiler bulursunuz, ama onun şansını kapatabilirsiniz. Bu çocuk için gelen 8 sahiplenme telefonu bu 2 kişi için reddedildi. Ve sonuçta bu çocuk ortada kalıverdi.

Ve bir gün telefonumda Kaloğlu ailesi belirdi. Kedileri Kartal'ı tüm tedavi sürecinde hiç yalnız bırakmayan o muhteşem aile, şansı bol olsun diye adını Şanslı koyduğumuz 3 bacaklı miniği sahiplenmek istiyorlardı. O gün o minik kızın gerçekten Şanslı olduğunu anladık :)

Her zaman kedilerin anlaşamaması söz konusu olabilir. Evin sahipleri yeni geleni istemez. Yeni gelen evde kendisine yer açma girişimindedir. Ve her sahiplendirmede "onlara 1-2 ay tanıyın, olmazsa sakın sokağa bırakmayın. Geri alırız" derim. Bu cümlenin daha başında Cihan'ın bir cümlesi bana Şanslı'nın daha gitmeden o evin kedisi olacağını anlatmıştı.  "Bizim için tamam dediğimizde o artık bizim oldu. Ve bizim eve giren hiç bir kedi, hiç bir sebeple o evden başka bir eve gitmedi, gitmez." O kadar içim rahat teslim ettim ki miniği.

Şimdi fotoğraflarını gördükçe, haberlerini okudukça bir canın daha sokaklarda yitip gitmesine engel olabildiğim için, hayatının sonuna kadar sevileceği bir eve gönderebildiğim için, harika insanlar tanıdığım için her defasında mutlu hissediyorum kendimi.


Hayvan kurtarma hayatı hiç bu kadar toz pembe değildir.  Hastalığından kurtulabilirse, zorlu bir yuva arama süreci başlar. Onu hayata döndürüp, nereye gideceğini bilmemek de üzer insanı içten içe. Ama bunun gibi mutlu biten hikayelerle güçleniyoruz genelde: 5 kayıpta 1 kazanç ayağa kaldırıyor bizim gibileri. O bir taneyi bulmak için mücadele ediyoruz bu savaşta.

Bu mücadelede:
* merhamet, empati ve canlı sevgisi genlerini bana geçiren, her kurtarmamda yardım eden anneme,

* en az benim kadar pati dostu olan, yanımda olan, Şanslı'yı ve daha nicelerini kurtaran sevgilime,
* Kartal için gösterdikleri muhteşem aile gücünü Şanslı için de gösteren, kalplerinin güzelliği yüzlerine yansıyan muhteşem insanlar Seviye ve Cihan Kaloğlu'na,
* Şanslı'yı beklenenden de erken kabullenen Kartal ve Yuva kardeşlere
* Şanslı için kliniğini açan, operasyonların ve bir süre bakımını üstlenerek, maddi yardım kabul etmeyen veteriner hekimimiz Pet Nature'dan Serkan Gürses'e

ne kadar teşekkür etsem az. Sizi seviyorum :)

Buradan kızımızın annesinden gelen yazıyı okuyabilir ve o eğlenceli evin maceralarını da takip edebilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder